Belirsizliklerin arasına gömülüp kalmış bir yaşamda ne kadar soluk alabilirsin? Kendi etrafında dönüp dururken ya da içine düştüğün suyun içinde çırpınarak daha çok batarken kim duyar çığlıklarını? Herkesin bir yana savrulmayı adet adindiği bir dünyada sen nerelere savurursun bedenini? Hiç bilmediğin, tanımadığın, henüz güvenemediğin başkalarına nasıl emanet edersin içinde büyüttüklerini? Gitsen gidemezsin; kalsan kalamazsın! Senin olan hiç bir yer yoktur; senin olan kimse yoktur ve sen kimsenin değilsindir. Hiç bir yere kök salamayacak bir kaçaksındır. Ve bilirsin ki yalnızsındır!
Oysa istediğin biraz yalnızlıktır, biraz sakinlik, biraz sessizlik... Ama belirsizlik asla! Belki dediklerinin sonu yokmuş gibi hissettiğin her dakika içini kemiren kuşkularla tüketirken kendini her kafadan çıkan seslerin gürültüsünde sağırlaşırsın. Herkes konuşurken susmak ister susamazsın. Keşke konuşmasalar, keşke sormasalar, keşke, keşke, keşke... Cevabını bilmediğin soruların arasında yokederken hislerini, her geçen gün daha da durgunlaşır ruhun.
İyiymiş gibi görünüp mideni kazıyan kurtlarla savaşırken umursamaz görünmeye çalışırsın. Kaygısızsındır, umutlusundur, iyisindir işte! Ne büyük yalan iyi değilsindir! Haline şükretmeyi bilsen de iyi değilsindir işte! Ve ama şarkının dediği gibi insan hep umut eder, ne olursa olsun yaşamaya mecbursun!
http://www.youtube.com/watch?v=xJdyFglBh2Y&feature=related





