30 Ağustos 2011 Salı

Ah Komşu Vah Komşu !

Yine uyanır uyanmaz maillerimi açtım. Bugün de güne yüzüm düşük başladım. Bayram sabahı! Oysa benim bayramım, bana geliyorsun dedikleri o maili aldığım dakikada başlayacak. Köşesinde bordo bir baykuşun pis pis sırıttığı o resmi kağıt parçasını elimde tuttuğum günün hayalini kuruyorum. Notere onaylatıp çerçeveleteceğim. Adeta yılan hikayesine dönen bu süreç beni her geçen gün biraz daha yoruyor. Bazen keşke Yunanistan'a değil Almanya'ya gitmek isteseydim diyorum. İngiltere de olabilir ama Fransa istemem! Disiplinli, dinamik, düzenli bir ülkeye gitmek isteseydim karakterime pekala daha uygun bir iş yapmış olurdum. Oysa ben Akdenizin rehavetini seçtim. Yunancaya vuruldum, Yunan tarihini, Balkanları sevdim sonra bir de bir yunanı ! 6 aylık uzun, çileli maratonun her aşamasını geçtikten sonra bugün bu son ve belki de en küçük olanını geçmeyi bekliyorum. Çevremdekilere illallah dedirttim, kendimse artık sabır kusuyorum. Çatlamam an meselesi. Şu yunan zamanlamasnı normal zamanlamaya çevirsek mesela ya da hareketleri hızlandırsak, halara (take it easy) seanslarını azaltsak fena olmaz diye düşünüyorum. Gerçi Yunanistan dediğin tavernasıyla, halarasıyla, siestasıyla, sirtakisi, ouzosuyla Yunanistan! Ara ara sövesim geliyor ama kıyamıyorum vre kanımca enver paşanın Alman sempatizanlığının bir çeşidini Rusya'ya (ama Rusya'nın yeri ayrıdır haa) değil de Yunanistan'a duyuyorum. Komşu candır! Hele bizim gibi opa, amaaaan, hadi, kapaki, ha s..tr dediğinde daha bir candır! O yüzden ha gayret biraz daha dayan eyyy sabır taşı!! Eeeee siz de şans dileyin vre! Polla filakia matia mou!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder