5 Ağustos 2011 Cuma

Masal

İşte yine bir günün daha sonuna geldik. Teker teker saydığım günler akıp giderken ben yine bin bir telaş içinde kıvranıyorum. Sıcağın vurduğu tenimdeki kavrukluk ve nemin etkisiyle boynumdan süzülen damlalara inat dünyayı küresel ısınmaya karşı korumak adına direniyorum. Nafile...
Bugün bir ara geçmişi özledim. Geçen ayların verdiği onca acı ve sıkıntının yanında doyamadığım o heyecanın tadıyla hayat bulurken bile geçmişi özlemiştim, zaman zaman. Bir devri kaparken kendi devrimimi yapmıştım, farkında olmadan. Bana ait olmayan bir ben yaratıp yaşadığım masalın gerçeğe dönüşmesine seyirci kalmış; masalın kahramanı olduğumu dahi farkedemeden savrulup gitmiştim alışageldiğim gerçeklikte. Ne o gerçeklik masalımı kabul edebilmişti; ne ben masalın gerçek olduğuna inanabilmiştim uzun süre. Her devrim gibi kanı akmıştı birilerinin ve ben giyotinin başındaki cellatla giyotine giden arasında arafta kalmıştım. Ve araf hepsinden kötüydü. Oysa her şey o kadar açıktı ki... Dünümü özleyip, bugünüme ağlarken yarınımdan vazgeçemiyordum. Gerçeğe dönüşen masalım yarınım olmuş ve ben yarınıma aşık olmuştum. Artık onu yaşamanın sabırsızlığıyla kıvranıyordum, çaresizce.İçimdeki korkuya ve suçluluğa rağmen ayaklarım o bilinmeyene koşuyor ve uzakların yolunu tutuyordum. Dengesini bozduğum ya da yok ettiğim düzenimi, düzenini ya da düzenlerini düşünmek istemeden ilk kez yalnızca hissettiğim gibi ve gideceğim günün hayaliyle yaşıyordum. Kendi devrimimi gerçekleştirmeye karar verdiğimde aniden içine düştüğüm o diyardan, o masal ülkesinden uzanan el şimdi beni çağırıyor. İyi geceler  !!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder